kamagra oral jelly for sale in usa maxzide and lasix wat is kamagra oral jelly lasix for mountain sickness coupon for cialis daily use

Nasıl Kamp Yapılır? Yeni Başlayanlara Altın Tavsiyeler

Son zamanlarda bu etkinliği yapmak isteyen kişi sayısı bir hayli arttı. Fakat kamp yapmak her ne kadar kulağa eğlenceli ve basit bir iş gibi gelse de biraz bilgi edinmeden bu işe kalkışmamak gerekiyor. Ama gözünüzde büyütmeye de gerek yok çünkü herkes bu işe bir acemi olarak başlıyor. Ülkemizde kamp yapmayı ailesinden veya çevresinden öğrenebilen çok az insan var. İzci kulüplerine kaydolup deneyim kazananlar da var. Umarım ki bizden sonraki nesil bu konuda daha şanslı olacak.

Geçelim tavsiyelere.


source link simile al viagra source site http://fishingwithrod.com/?=levitra-20-mg-cost&a69=ef source site 5mg cialis cost priligy price in india online cialis vs viagra vs levitra priligy 90 http://desertland.us/?kamagra=kamagra-prescription viagra in contrassegno see source http://bedlinen123.com/tag/restoring-bedding/trackback 1. İlk adım: Kamp Malzemesi Edinmek

Aslında işin en hassas kısmı yanınızda götüreceğiniz donanım. Malzemeleriniz doğada sizi vezir de edebilir rezil de. Ben ilk başlarda her türlü ekipmanı edinmeye çalışıyordum. Fakat kamp deneyimlerimden sonra eşya kalabalığının kamp lüksünü artırmaktan çok karmaşaya sebep olduğunu fark ettim. Artık ilkem en az eşyayla en verimli sonuçları alabilmek. Tabii olmazsa olmazlarımızı ihmal etmeden. Malzeme listeniz kamp yaptığınız yere ve mevsime göre de değişiklik gösterecektir.

Edineceğimiz ilk eşyalar şunlar:

Çadır
Uyku Tulumu
Mat

Bunlar barınma için. Her birinin özellikleri ve seçimi ayrı birer yazı konusu ama ben bu yazıda da olabildiğince bilgi vermeye çalışacağım. Yukarıdaki malzemeler haricinde kılık kıyafet ve ayakkabı seçiminiz de önem arz ediyor. Hele ki kamp alanınıza yürüyüş yaparak gidiyorsanız. Tabii bunlar tek başına yeterli değil. Kamp ocağı, yemek pişirme takımı, su matarası, şişme yastık, çadır altlığı, çakı, ateş başlatıcı… İşin içine girince deniz derya bir malzeme listesi karşınıza çıkıyor. Ama dediğim gibi benim ilkem en az eşyayla bu işi yapabilmek.

Kamp malzemelerinizi iyice araştırarak almanız hem kamp konforunuzu hem de cebinizi olumlu yönde etkileyecektir. E malum bu iş bir miktar da para gerektiriyor. Bu yüzden ikinci el olarak da satın almalar yapabilirsiniz. Bu işin kinci el piyasası da epey canlı. Anlaşılan bir heves malzeme alıp sonra pişman olanların sayısı çok.

İlk deneyiminiz için eşya kiralamak mantıklı çünkü belki de kamp yapmak tahmin ettiğiniz kadar mutlu etmeyecek sizi. Unutmayın ki çadır, asla eviniz kadar konforlu olmayacak. Lüksü seviyorsanız belki de kamp size göre bir yer değildir.

Başka bir yol da ekipmanı bir arkadaşınızdan ödünç almak ama bu uzun vadeli bir çözüm değil. Bu işi düzenli olarak yapacaksanız kendi malzemelerinizi almanız.


2. Kamp Yapılacak Mekânın Seçimi

Tabii ki ilk iş rotayı belirlemek. Nereye gideceksiniz, nasıl gideceksiniz, kaç gün konaklayacaksınız? İlk deneyimlerinizi bir gece ile sınırlandırmanız ve daha bilindik yerleri tercih etmeniz önemli. Yoldan geçerken gördüğünüz güzel bir yerde kamp yapmak istediğinizi biliyorum ama kafamıza göre istediğimiz her yere çadırımızı kuramıyoruz. Benim ilk tercihim milli parklar. Hem doğayla iç içe hem de ücretsiz. Ama önceden araştırmanızı yapın çünkü bazı milli parklarda kamp yapmak yasak ya da önceden izin almak gerekiyor. Bunun dışında ücretini vererek konaklayabileceğiniz birçok özel işletme de var. Duş, tuvalet, mutfak gibi birçok hizmet sunuyorlar. Bu tür yerlere sahil şeridinde daha çok rastlıyorsunuz. Deniz kenarında kamp yapmayı düşünüyorsanız bu tür yerleri öneririm ama doğayla baş başa ateşin başında bir gece geçirmek istiyorsanız milli parklara yönelin derim. Araştırırsanız kendi bölgenizde kamp yapılacak yerleri bulabilirsiniz.

Örneğin Ankara’da kamp yapılabilecek mekânlara şu yazımızdan ulaşabilirsiniz: Ankarada Kamp Yapabileceğiniz 7 Enfes Mekân

Kamp mekânınızı seçerken su kaynağına yakınlık, yola yakınlık, akarsu yatağında olmaması gibi hususlara dikkat etmeyi unutmayın. Çadırı kurmadan önce güneşin nereden doğup nereden batacağını hesap edin. Eğer mevsim yazsa sabah güneşi ile uyanmak istemezsiniz. Çadırı gölgelik bir yere kurmaya gayret edin. Kışın ağaç altlarından uzak durun. Ağaç dallarında duran karlar çadırınızın üstüne dökülebilir.


3. Güvenlik

Güvenlik önemli ama korkulacak bir şey olmadığını da baştan ekleyelim. Burada dikkat edeceğimiz husus tehdidin ne olduğu? Yırtıcı bir hayvandan mı korkuyoruz yoksa kötü niyetli insanlardan mı? İkisi için de fazla endişelenmeye gerek yok. En büyük tehlike kendinizsiniz. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu tür etkinliklerde en büyük yaralanma sebebi kişinin kazayla kendine zarar vermesi. İlk sırada da yürürken ayak incitme geliyor. Avcı bıçağıyla kendini kesenler, ateş yakmaya çalışırken yangın çıkaranlar, kaybolanlar vs. Dikkat ve tedbir doğadaki ilk dostunuz. Madem en büyük tehlike yaralanmalar, o hâlde olmazsa olmazlarımızdan biri de ilk yardım çantası. Bu konuda da ucuza kaçmayın ve kapsamlı bir ilk yardım çantası edinin. Mümkünse biraz da ilk yardım dersi alın. Youtube’daki videoların bile çok fazla faydasını gördüğümü söyleyebilirim.

Peki, yırtıcı hayvanlar ve kötü niyetli insanlar ne derece tehlike oluşturuyor? Doğadaki yırtıcı hayvanlar insanlardan korkarlar ki buna ayı ve kurt da dâhil. Bu hayvanlar sessizliğe alışkın olduklarından çıkardığımız sesler onları rahatsız ediyor ve korkutuyor. Bu yüzden kamp alanlarından uzaklaşma eğilimindeler. Yani kamp yaparken ses çıkarmaktan çekinmeyin. Söz konusu hayvanlar kamp alanınıza girse bile sizin için değil yiyecekler için gelmişlerdir -ki bu da çok az rastlanan bir durum ve bunu da herkes uyuyup etraf sessizleştikten sonra yaparlar. Önerilen şey ise uyumadan yiyecekleri bir torbaya koyup yüksek bir dala asmak. Kamp ateşinin çıkardığı duman zaten yiyecek kokularını perdeliyor. Şahsen ben daha böyle bir durumla karşılaşmadım. Ama hazırlıklı olmakta ve böyle bir durum gerçekleştiğinde panik yapmamakta fayda var. Davetsiz misafiriniz bırakın yiyecekleri alıp gitsin.

Kötü niyetli insanlara gelecek olursak. Her ne kadar Amerikan sinemasında kampa giden gençlere bir seri katil musallat olsa da internette yaptığım haber taramalarında bu tür pek fazla olay yok. Ülkemizde ise hiç yok. Deneyimlerim de bu bilgiyi ispatlar yönde. Ülkemin güzel insanı kendi yöresine gelen turistleri iyi bir şekilde ağırlamaya çalışıyor. Hepsine buradan bir kez daha teşekkür etmek isterim.

Güvenlikle ilgili başka bir husus ise kampa yalnız gitmemek. Unutmayın, doğada her yerde cep telefonlarınız çekmeyecek. Telefonunuz çekse bile başınızı çarparak bilincinizi de kaybedebilirsiniz. Yalnız doğaya çıkmanın tadı tabii ki bir başka ama yaşayacağımız bir yaralanmada arkadaşımızın sağlayacağı faydalar ortada. Bu bağlamda yanımızda bir arkadaşımızın olması hayati önem taşıyor. Diyelim ki böyle bir arkadaş bulamadınız, ne yapmalı? İnternette biraz araştırma yaparsanız yaşadığınız şehirde birçok doğa sporları topluluğu olduğunu göreceksiniz. Bu gruplara katılabilirsiniz ya da kampçıların tercih ettiği kamp alanlarına gidip yakınlarında kamp yapabilirsiniz. Çoğu kampçı doğadaki hiç konuşmadığı komşusuna güvenir. Uzakta yanan bir ateş bile size güven verecektir.


4. Çadır Seçimi ve Kullanımı

Kamp denilince akla gelen ilk şey çadır fakat bu herhangi bir çadır olmamalı çünkü bazen şartlar çok zorlayıcı olabiliyor. Çadırınız sizin doğadaki çatınız olacak.

Çadırla ilgili ilk tavsiyem masraftan kaçınmamanız. Piyasada ucuza büyük büyük çadırlar satıldığını görüyorum. Ucuz kötüdür, pahalı iyidir demek istemiyorum ama sözünü ettiğim düşük maliyetli çadırlar doğada keyfinizi kaçırabilir. Özellikle muşamba, branda gibi malzemelerden yapılmış çadırlardan kaçının.

Çadırlar 5 mevsimlik, 4 mevsimlik, 2 mevsimlik ve yazlık olmak üzere çeşitlere ayrılır.

  • 5 mevsimlik çadırlar ağır kış şartlarında kullanılır. Genelde yüksek irtifa tırmanışçılarının tercihidir.
  • 4 mevsimlik çadırlar kışı da yazı da kapsar ki benim önerim böyle bir çadır edinmeniz.
  • 3 mevsimlik çadırlar ilkbahar, sonbahar ve yaz mevsimlerini kapsar. Kışın kullanılmaya elverişli değildirler.
  • Gerçek bir yazlık çadır sıcak havalara karşı korumalı çadırlardır ama piyasada birçok vasıfsız çadırın yazlık çadır olarak satıldığını gördüm.

Tüm bu bilgilerle çok fazla kafanızı karıştırmadan sizin neye dikkat edeceğinize gelelim. Çadırınızın çift katlı olması çok önemli. İki katman arasında kalan hava iyi bir ısı yalıtımı sağlayacaktır. Dış katman yağmurlu ve rüzgârlı havalarda iyi bir koruma sağlayacaktır. Ayrıca sıcak havalarda dış katmanını kullanmadan da çadır kurabilirsiniz. Özellikle geceleri konforlu bir uyku uyumanızı sağlar. 

Çadırınızın havalandırması olması çok önemli. Havalanmayan çadırın içinde nem oluşacak, bu nem çadırın zeminine çökecek (yani sizin uyuduğunuz yere) ve haliyle soğuk havayı içeri çekecek. Ne de olsa su, en iyi ısı iletkenidir. Tüm havalandırmaları açıp uyumak en iyisi. Unutmayın, sizi sıcak tutacak şey çadırınız değil uyku tulumunuzdur. Çadırın amacı dış koşullara karşı kalkan olmaktır.

Çadırınızı kurduğunuz yerin düz bir zemin olmasına dikkat edin yoksa gece boyunca çadır içinde kayar durursunuz (tecrübe konuşuyor). Tabii kuru bir zemin olması da çok önemli. Çadır su geçirmez olsa da çadır altındaki nem soğuk almanıza sebep olacaktır. Çadırın altına bir çadır altlığı koyabilirsiniz. Altlık gerçekten işe yarar bir şeydir, çadırınızın ömrünü uzatır. Yalnız kesinlikle çadır altlığınız çadırınızın birebir boyutlarında olmalıdır, kenarlarda herhangi bir fazlalık olmasın. Çadır altlığı çadırın kendisinden büyük olursa yağmurla gelen su çadırın altında birikir ve bir süre sonra çadırın içine geçer. Bu altlıklar hazır bir şekilde satılıyor ama isterseniz bir brandacıdan da istediğiniz boyutlarda kestirebilirsiniz. Kalite çok da önemli değil.

Şiddetli bir yağmur başlarsa bir ağaç parçasıyla çadırın etrafına küçük bir hendek kazın ki yüksek yerlerden gelen sular hendekten akıp gitsin. Çadırın altına su dolmasını istemezsiniz.

Çadırınızı kurarken tüm kazıkları çaktığınızdan ve çadırınızı sıkı sıkı bağladığınızdan emin olun. Aksi takdirde bir anda çıkan rüzgâr çadırınızı bir uçurtma gibi havalandırabilir. Ayrıca çadırınızın yakınında ateş yakmamalısınız. Ateşten çadıra gidecek olan bir kıvılcım, siz daha ne olup bittiğini anlamadan çadırınızı yakıp küle çevirebilir.

Ve tabii ki çadırınızı manzaralı bir yere kurmayı unutmayın. Sonuçta işin keyfi burada.


5. Uyku Tulumu Seçimi ve Kullanımı

Uyku tulumları da mevsimlere göre çeşitlilik gösterir. Yazlık-kışlık yerine uyku tulumlarının üstünde -25°, -10°, +5° gibi ısı ifadeleri olduğunu göreceksiniz. Örneğin -25 derecelik bir uyku tulumunu yaz aylarında kullanamazsınız. Üstelik ağırlığı da bir hayli fazla olacaktır. Eğer extreme koşullarda kamp yapmayacaksanız -25 derecelik bir uyku tulumunu almanızı önermem. Bunun yerine bendeki gibi -10° işinizi görecektir. Kış aylarında çadırın içi -10 dereceden daha soğuk oluyorsa yanlış bir zamanda kampa gitmişsiniz demektir, şartları zorlamayın.

Yaz aylarında sözünü ettiğim tulumun üstünde uyuyorum. Sabaha doğru bir anda hava çok soğursa tulumun içine giriyorum. Ağırlığı da çok fazla değil.

Uyku tulumlarında mantık vücut ısısını içeride tutmaktadır. Bu yüzden özellikle soğuk havalarda uyku tulumunuzdan verimli bir şekilde faydalanmak istiyorsanız tulumun boğazlığını ve başlığını iyice kapatmalısınız. Fakat ağzınız dışarıda kalmalı yoksa tulumun içi nefesinizle nem olacaktır. Ne demiştik? Nem soğuğu çeker.

Konforlu bir uyku için havlunuzu ya da tişörtünüzü sarıp sarmalayıp yastık yapabilirsiniz ya da küçük şişme yastıklardan satın alabilirsiniz. Bunlardan edinirseniz faydasını göreceksiniz. Hem hafifler hem de az yer kaplıyorlar.


6. Mat Seçimi

Son yıllarda matlar oldukça çeşitlendi. En bilinen mat çeşidi sarılarak rulo haline getirilen sünger matlar. Oldukça hafif ve ucuzdurlar. Çok yer kaplasalar da sırt çantasının dışına rahatlıkla bağlanabilirler. Tek sorunları yeterince konforlu olmamaları. Tasarım olarak bu matlara benzeyen katlanır matlar da son zamanlarda çok kullanılır oldu.

Şişme matlar daha konforlu bir uyku sağlayacaklardır. Bunların da çeşitleri var. Mesela benim kullandığım kendi kendine şişen, tam şişkin haldeyken 2,5 cm kalınlığında olan şişme matlar gayet ideal. Üstelik çok fazla yer de kaplamıyorlar ve pek ağır da sayılmazlar. Kendi kendilerine şişiyor derken hızla havayla dolan bir görüntü gelmesin gözünüzün önüne. Yavaş yavaş şişiyorlar ve en sonda da bir iki nefes sizin şişirmeniz gerekiyor.

Şişme yataklar ise hem ağır hem de şişirmesi de havasını indirmesi de bir hayli zahmetli. Ek olarak bir de pompa gerekiyor. Aracınızla kampa gidip araç yakınlarında konaklıyorsanız olabilir.  Fakat konforuna diyecek yok.

Benim önerim, kendi kendine şişen matlarla rulo matların aynı anda kullanılması. Uyku tulumunun kalınlığını da ekleyince rahat bir yatağa kavuşmuş olursunuz. Hem rulo mat, şişme matınızı da zemindeki sivri yüzeyden koruyacaktır.


7. Sırt Çantası Seçimi

Eğer hem yürüyüp hem de akşamları konaklayacaksanız, mesela belli bir yürüyüş parkurunu yürüyorsanız en önemli konu sırt çantası olacaktır. Çünkü onca kiloyu tüm gün sırtınızda taşıyacaksınız. Sırtınıza tam oturan ve terleme yapmayan bir çanta edinmelisiniz. Ayrıca sağlam olmalı. Yürüyüşünüzün ortasında yırtılan bir çanta istemezsiniz.

Çantanıza eşyalarınızı yerleştirmek de denge açısından önemlidir. En az kullanacağınız eşyaları çantanın alt bölümlerine koymalısınız. Kampçılar uyku tulumlarını genellikle çantanın en dibine koyarlar. Kolay ulaşılabilir yerlere ise fener, pusula gibi daha sık kullanılan eşyaları koymalısınız.

Doğada tedbirli olmak önemli ama hafiflik de önemli bir konu. Alacağınız eşyaların süreye bağlı olarak çok sayıda yedeğini almayın. Üst-baş, iç çamaşırı yedeği olsa yeter. Başta da dediğim gibi ilkem en az eşyayla en verimli sonuçları alabilmek. Ağır bir çanta yürüyüşü kâbusa çevirecektir.

Eğer kampa kendi aracınızla gidecekseniz ve aracınızın yakınına kamp kuracaksanız çanta konusu o kadar da önem arz etmiyor. Eşyalarınızı bir arada tutacak bir çanta iş görecektir. Bir arkadaşım kamplara bavulla gidiyordu ve bavul gayet de işini görüyordu.


8. Kampta Yemek. Diğer adıyla Kamp Mutfağı

İşte başlı başına bir yazı konusu daha. Hiç şüphesiz kamp yapmanın en keyifli yönlerinden biri de orada tüketeceğiniz yiyecek ve içeceklerdir. Benim tavsiyem önceliği hazır tüketilecek yiyeceklere vermek. Tabii burada kastettiğim şey simiti poğaçayı yüklenip kampa gitmek değil. Doğada karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklerden özellikle kaçınmalıyız. Çünkü karbonhidrat geçici bir tokluk hissi oluşturacak, kısa süre sonra da acıktıracaktır. Bunun yerine kuru yemiş güzel bir besin kaynağı olacaktır.

Tabii her şeyi hazır götüremeyiz. Biraz da pişirmemiz gerek ve dediğim gibi işin keyfi burada. Bir şeyler pişirmek için ilk edinmeniz gereken şey pişirme seti yani tava-tencere. Evden getiririm demeyin, evde genelde çelik ya da her ne kadar küçük de olsa ağır tencereler olur. Pişirme setleri ise genelde alüminyumdan imal edilir, çabuk ısınır çabuk soğur ve çok da hafiftirler. Pişirme kabı, yeme kabı, bardak gibi malzemelerden oluşur. Ve set olmaları her şeyin bir arada olmasını sağlar, kaybetmek kolay değildir. İç içe sığıp yerden tasarruf edecek şekilde tasarlanmışlardır. Bir de güzel bir bıçağınız muhakkak olsun. Bu bıçak size sadece yemek yaparken yardımcı olmayacak. Her an her yerde yardımınıza koşabilir. Bu yüzden paslanmaz çelikten güzel bir bıçak edinmeye çalışın. Ormanda tek bir bıçakla hayatta kalabilecek yetenekte insanlar var. Bıçağın önemini siz düşünün.

Tencereyi, bıçağı bulduysanız sıra kamp ocağında. Gazlı, yakıtlı, ispirtolu gibisinden birkaç kamp ocağı çeşidi mevcut. Benim önerim her yerde yedeklerini bulacağınız gazlı ocaklardan birini almanız. Piknik tüpünün hafif ve küçük versiyonu olduğunu söyleyebiliriz. Oldukça kullanışlı ve görece hesaplılar.

Peki ateşte yemek pişiremez miyiz? Tabii ki pişiririz ama unutmayın ateş az önce sözünü ettiğim alüminyum pişirme setlerini karartacaktır ve her kamp mekânında ateş yakma şansınız olmayabilir. Bu yüzden siz ne olur ne olmaz kamp ocağı edinin. En azından arabanızda bir küçük tüp olsun.

Ben mangal yakacağım, közde et pişireceğim diyorsanız o başka. Ağrılığı çok fazla olan dökme tencerelerden edinip direk ateşin içine bile koyabilirsiniz. Siyah renkte olduklarından kararmaları önem arz etmiyor.

Neler pişirebiliriz? İster közde et pişirin ister tencerede makarna yapın. Benim favorim hazır kavurma götürüp onunla kamp ocağında türlü yapmak. Hem pratik hem lezzetli. Konserve yiyecekleri de deneyebilirsiniz. Hafiflik ve besleyicilik önemli olduğundan makarna-ton balığı-mısır da güzel bir öneri. Aperatif olarak da bardak çorbalar var. Beş dakikada olan makarnalar da oldukça işe yarar.

Kahvaltı için çikolata, kaşar peyniri, zeytin ya da reçel gibi kolay bozulmayan yiyecekler öneririm. Muhafaza etmesi zor olsa da yanınızda birkaç yumurta ve sucuk götürürseniz kahvaltınız ziyafete dönüşecektir. Yemek konusu biraz da sizin hayal gücünüze kalmış.

Doğada bilmediğiniz mantar gibi yiyeceklerden kesinlikle uzak durun. Kampınız zehir olmasın.

Yiyecek pişirme işini çadırınızdan uzakta yapmakta fayda var. Yukarıda da dediğim gibi yiyeceklerin kokusu istenmeyen misafirleri çekebilir. Artan yiyecekleri hava almayacak şekilde poşetlemeyi ihmal etmeyin. Kokuların yayılmasını az da olsa engelleyecektir.


9. Ateş Yakmak

Kampa gitmişiz, çadır kurmuşuz, ateş yakmayacak mıyız? Ne yazık ki bazı durumlarda yakamayacağız. Orman yangını riskinden dolayı her yerde kafamıza göre ateş yakamıyoruz. Ama diyelim ki ateş yakmanın yasal olduğu bir yer buldunuz, dikkatli olmalısınız çünkü ateş her an kontrolden çıkabilecek bir şey. En ideali ateşi metal bir muhafaza içinde yakmaktır ama muhtemelen böyle bir imkânınız olmayacak. Yaygın yöntem ateş yakacağınız alanın etrafını taşla çevirmek. İnsanlar binlerce yıldır bu yöntemi kullanıyorlar. Yine de ateş yaktığınız alandaki çimleri öldüreceğinizi, orayı bir sonraki yıla kadar çimsiz bırakacağınızı unutmayın. Yerdeki çimleri ateş yakmadan önce toprağıyla birlikte kaldırıp ateşi söndürdükten sonra tekrar yere yapıştırabilirsiniz. En iyisi ateşi bir kayanın ya da çim çıkmamış bir toprak parçasının üstünde yakmak.

Ateşinizi yaktınız, başında sohbet ettiniz, ateşi öyle bırakıp uyumaya gitmiyoruz. Siz gece uyurken rüzgâr, ateşten bir kıvılcım çıkarıp yangın başlatabilir. Ateşi söndürdüğünüzden emin olmalıyız.


10. Temizlik

Eğer belli bir kamp alanına gitmiyorsanız, etrafınızdaki birçok yer sizin için temizlenme ve tuvalet alanıdır. Ancak dikkat; derelere, akarsulara kimyasal bulaştırmayın, yani sabun, diş macunu veya başka temizlik sıvılarını dere sularına dökmeyin, karıştırmayın. 100’lük ıslak mendillerden muhakkak edinin, doğada en pratik temizlik şekli bu. Ve kesinlikle bir çöp poşetiniz olsun. Bari sahip olduğumuz doğayı temiz tutalım.

En ama en önemlisi kamp alanınızı temiz bırakın. Eğer bir doğasever bile arkasını kirli bırakıyorsa doğamızı kaybetmemiz çok uzun sürmeyecektir ve ne yazık ki birçok kampçının arkasını toplamadığına şahit oldum.


Kamp yapmak hakkında öğrenecekler bununla sınırlı değil. Buradaki her başlık derinlemesine incelenmesi gereken bir konu. Bu etkinliği sürdürdüğünüz sürece öğrenecek bir şeylerin her zaman olduğunu siz de göreceksiniz. Burada anlattıklarımın faydalı olduğunu umar, keyifli kamplar dilerim.

Paylaş
  • 3
    Shares

Adem İzci

Kibri kınarken daha da kibirli olan birey. Çok okumak da iyi değil dediler. Aslında çok da okumamıştım.

avatar
  Subscribe  
Bildir