Yazar Olmak İsteyenlere Ustalardan 18 Tavsiye

Bugün yazar olma fikri eskiye göre çok daha çekici. Genç yaşlı birçok insanın yazma gayreti içinde olduğuna tanık oluyorum. Piyasada nasıl yazılacağını anlatan birçok kitap ve bir o kadar da yaratıcı yazarlık kursu var. Peki, usta yazarlar da bu kurslara gitmiş, bu tarz kitaplar okumuş mudur? Yaşadıkları dönem itibariyle birçoğunun böyle bir imkânının olmadığını biliyoruz. Ama çoğunun kendine göre yöntemleri, kuralları vardı. Hatta bazı yazarlar kendi belirledikleri kurallara sıkı bir disiplinle bağlıydı. Mesela benim bile birkaç yazma kuralım var. Bunlardan ilki ve bence en önemlisi: “Arkana bakmadan yazabildiğin kadar yaz, yaz ki (bir ucube de olsa) önce üstüne çalışabileceğin bir ürün ortaya çıksın.” Bu kuralın çok faydasını gördüğümü söyleyebilirim.

Bana kalırsa özgün yazmak hiçbir şekilde formülize edilemez ama bazen birkaç iyi tavsiyenin yerini de hiçbir şey tutamaz.


1. Elmore Leonard

Okuyucunun atlamak isteyeceği bölümleri öykü dışında bırakmaya çalışın.

Bir roman okurken atlamak istediğiniz bölümleri düşünün. Çok sayıda sözcük barındıran düzyazı şeklinde kalın paragraflar. Burada yazar ne yapıyor, ‘yazarlık yapıyor’. Saçmalıyor. Belki, yeniden havadan sudan bahis açıyor. Ya da karakterin kafasının içinde dolaşıyor. Okuyucu ya zaten o kafanın içinde ne olduğunu biliyordur ya da umurunda değildir. Ama bahse girerim kimse diyalogları atlamaz. Benim en önemli kuralım bu 10’ncu kuraldır. Yazarken ‘yazarlık yaptığımı’ hissettiğim an silip yeniden yazıyorum.


2. Francis Scott Fitzgerald

Bir şey düşünüyorsanız ya da bir şeyi anımsıyorsanız bunu hemen not etmeniz gerekir. Ama düşüncenizi hemen o an not etmelisiniz. Çünkü o düşüncenizi ikinci kez aynı yoğunlukta bulabilmeniz çok zordur.


3. Ernest Hemingway

Bir yazar kendini nasıl eğitir? Önünde olup biteni izle. Etrafındaki sesleri ve söylenenleri hatırla. Sende duygu uyandıran şeyi, heyecanı yaratan eylemi bul. Sonra bunu net olarak okuyucunun da anlayabileceği ve senin aynı şekilde hissedebileceği şekilde yaz. Bu dört dörtlük bir egzersizdir.


4. Stephen King

Masanın başına oturmaktan asla vazgeçmeyin ve yazmaya bir gün bile ara vermeyin. Benim ilkem günde hiç değilse 2000 kelime yazmaktır.


5. Raymond Carver

Asla bir oturuşta bir kısa öykü yazmaya kalkmayın. Eğer bir oturuşta bir kısa öykü yazmaya kalkarsanız, dürüstçe söylemek gerekirse, ölene dek aynı kısa öyküyü yazıyor olacaksınız. En iyisi bir oturuşta üç ya da beş kısa öykü yazmaktır. Eğer gücünüz yetiyorsa bir oturuşta dokuz, hatta on beş tane yazın.


6. Patricia Highsmith

Fikirler nerede bulunur? Emile Zola, Victor Hugo gibi yazarlar, önemli temaları esin kaynağı olarak kullanırken; Maupassant da günlük yaşamın ayrıntılarından yararlanıyordu. Ben genelde her iki kaynaktan da esinleniyorum. Ayrıntılar öykü için tema ya da “soyut” fikirler de roman yazarken yararlı oluyorlar.


7. Mine Soysal

Yalnızlık direnci olmalı. Para kazandığı işten artırdığı kaçamak saatlerde, ailenin, dostların çekiştirmelerine, zevk aldığı şeylerin baştan çıkaran çağrısına kulak tıkayabilmeli; duyularının dahi iş görmediği ağır bir sessizlikte günler ve gecelerce yapayalnız kalabilmeli.


8. G. G. Marquez

Yazmaya başlamaya, şu âna dek yazılanların en iyisi olacağı istenciyle başlamak gerek, çünkü o istenç her zaman ardında bir şeyler bırakır.


9. Hakan Bıçakcı

Amerikalılar gibi değil, Japonlar gibi düşünün. Amerikalı çizgi roman sanatçısı ve teorisyeni Scott McCloud, ünlü çalışması “Understanding Comics”de, Amerikan kültürünü hedefe odaklı bir kültür olarak tanımlar. Burada eserin finali çok önemlidir ve sonuç izlenen yolu aklar. Ancak Japon kültüründe, bu sonuca nasıl ulaşıldığı daha büyük önem taşır.


10. Margaret Atwood

Kendi kitabınızı asla bir başka kitabın o lezzetli ilk sayfasını okumaya başlarkenki masum beklentiyle okuyamazsınız. Sahne arkasında bulunmuşsunuzdur bir kere. Tavşanların şapkanın içine nasıl sokuşturulduğunu gördünüz. Yazdığınızı yayıncıya teslim etmeden önce birkaç okur dostun fikrini almak yerinde olacaktır. Metninizi paylaşacağınız bu kişiyle romantik bir ilişkide olmak iyi olmaz, tabii eğer bozuşmak istemiyorsanız.


11. Jean-Paul Sartre

İnsan, bazı şeyler söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır.


12. Ray Bradbury

Nicelik, niteliği arttırır. Az yazarsanız, işiniz bitmiş demektir.


13. Henry Miller

Koşum atı gibi olmayın! Sadece zevk için çalışın.


14. Mario Vargas LLosa

Her zaman sabah saatlerinde çalışırım. Çünkü günün erken saatlerinde daha verimli olduğumu hissediyorum. Bana göre, işin en zor yanı bir yapıtı yazmaya başlamaktır. Ben her gün öğleden sonra ikiye kadar büromda kalarak çalışıyorum.


15. Haruki Murakami

En önemli şey güven. Hikâyeyi anlatabilecek yeteneğe sahip olduğunuza, yeraltı suyuna ulaşabileceğinize, yapbozun parçalarını birleştirebileceğinize inanmalısınız. Bu güven ve inanç olmadan ilerleyemezsiniz. Bu boksa benzer. Bir kez ringe çıktıysanız cayamazsınız. Maç bitene kadar dövüşeceksiniz.


16. Eleanor Catton

“Her şeyi okuyun. Hikâyesi olan her şeyden bir şeyler öğrenebilirsiniz -kitaplar, elbette, ama ayrıca filmler, TV dizileri, bilgisayar oyunları, reklamlar, söyleşiler, konuşmalar, makaleler, haberler. Sevmediğiniz şeyleri okuyun ve onları neden sevmediğinizi çözmeye çalışın. Mümkün olduğunda ‘Neden’ ve ‘Nasıl?’ diye sorun ve kolay bir cevaba ikna olmayın.


17. Hasan Ali Toptaş

Aklınızı meşgul eden başka bir şey varsa yazmayın, mümkünse gidip önce o işi halledin; kelimeler aklınıza takılan şeye takılmasınlar.


18. Virginia Woolf

Roman yazmak için karakterle başlayın.

Okuyabildiğiniz kadar okuyun ve sonra kendiniz hakkında değil, başkası hakkında yazın.

Sonuncu ve en önemli olarak da kendinize ait bir oda bulun.

Paylaş
  • 3
    Shares

Netingen

Merak eden zihinlerin portalı.

avatar
  Subscribe  
Bildir